Özetler
Bir aşkın kısa bir kesitine şahit oldum. Uzatmalarini oynuyorlardı. Firarlar başlamıştı. Sonuç; koptular.
Birbirlerinden birer parça alarak uzaklaştılar. Ya da öyle sandılar. Kapalı kapilar ardinda birbirleri için ağladilar, ve isimlerini sayıklayarak şişelerin dibini gördüler. Kadeh bir ölçü olmaktan çıkmıştı çünkü. Sevmişlerdi belliki. Sevmek gibi zor bir işi başardıkları için şanslılardı ne de olsa pek çoğumuzun dilinin yanip elini ayağını çektiği bir eylemdi bu sevmek denen eylem.
Kopamamişlardi. Başka kollarda mutluluk pozu vermek için bulmuşlardi birilerini. Ki başardilarda bunu. Mutlu rolu yapma dalinda hayattan odullerini ickiler ve yalnizlikla almislardi. Kopamadilar. Birlesen ellerle bitti geceleri apansiz karsilasmalar sonucu. Ancak nafile. Mutlu rolu yapmaya o kadar kaptirmislar ki kendilerini yitirmelerin farkinda degiller.
"Who are we to be emotional?
Who are we to play with hearts and throw away it all?
Oh, who are we to turn each other's heads?
Who are we to find ourselves in other people's beds?"
Yapılan tam olarak buydu. Cinnetler, nispetler ve eziyetler ama aslinda tek eylemdi ozetleri; aglamak.
Birbirlerinden birer parça alarak uzaklaştılar. Ya da öyle sandılar. Kapalı kapilar ardinda birbirleri için ağladilar, ve isimlerini sayıklayarak şişelerin dibini gördüler. Kadeh bir ölçü olmaktan çıkmıştı çünkü. Sevmişlerdi belliki. Sevmek gibi zor bir işi başardıkları için şanslılardı ne de olsa pek çoğumuzun dilinin yanip elini ayağını çektiği bir eylemdi bu sevmek denen eylem.
Kopamamişlardi. Başka kollarda mutluluk pozu vermek için bulmuşlardi birilerini. Ki başardilarda bunu. Mutlu rolu yapma dalinda hayattan odullerini ickiler ve yalnizlikla almislardi. Kopamadilar. Birlesen ellerle bitti geceleri apansiz karsilasmalar sonucu. Ancak nafile. Mutlu rolu yapmaya o kadar kaptirmislar ki kendilerini yitirmelerin farkinda degiller.
"Who are we to be emotional?
Who are we to play with hearts and throw away it all?
Oh, who are we to turn each other's heads?
Who are we to find ourselves in other people's beds?"
Yapılan tam olarak buydu. Cinnetler, nispetler ve eziyetler ama aslinda tek eylemdi ozetleri; aglamak.
Korkak
Çarşamba, Ekim 10, 2012
Karşıma geçip konuştun onca zaman. Milyonlarca kelime türettin ve tükettin. Söyledin söyledin, ben hep dinledim. Boş oyalanmalardı benim için senin sözlerin. Kulaklarıma pamuk tıkamadan da olsa dinledim. Bana milyonlarca hikaye anlattın, yazdın durdun. Yazardın ne de olsa, kimliklere bürünüp kitaplarından karakterler oynadın. Pek çok insan yarattın ve anlattın. Hayattaki yansımaları da bunlar dedin. Hatta ve hatta isim verdin. Hepsinin arkasından tonlarca laf ettin. Sözler verdin. Ama özetle konuşup konuşup kafamı şişirdin. Patlama noktamda hayatımdan seni menettim. Şimdiyse kalkıp arkasından laf ettiklerinle görüşüyor olman, ettiğin lafların arkasında durmakta ne kadar aciz olduğunun göstergesi. Tabii yazarsın ne de olsa. Böyle yapar yazarlar işte. Ama sen yazar bile değilmişsin, olamamışssın, senden olmamış. Aslında sen hep acizdin, evim mabedim modunda sokaklardan korkan hızlı adımlarla dünyayı katettiğini zannedendin yine de hayata bir adım attığında 4 adım geri dönendin.
Sorarım Kendime
Salı, Ekim 09, 2012
Üzerine konuşmayı bile gerektirmeyecek, anlamı su götürmez bir soru. Cevabı ise hiç olmadı, hiç bir zamanda olmayacak, olamayacak.
Keep Calm and ...
Perşembe, Ekim 04, 2012

Mute yourself and tune in. Turn up the volume and ignore your screams. Accept the situation and calm down. Keep calm and forget him.
Ayıl
Gözlerinin dolduğu anda shuffle'dan şansına Vega'nin çikmasi ve çikan şarkinin da Alişamadim Yokluğuna olmasi Tanri'nin sana en sert "gunaydin, hadi ayil" mesajidir! Kahretsin kayip bir güne daha hoş geldim, açılışı yaptım.
Tebrikler! Artık Yaşıyorsun
Salı, Ekim 02, 2012
Geçmişinin zayıflık olduğunu düşünmekten vazgeçtiğin an kendini affettiğin andır. Artık ne doğduğuna pişmansındır ne de yaşadığına. Hataların da batmıyordur artık. Onlarla da barışmışsındır ve huzurlu hissedersin. Uykuların da bölük pörçük değildik belki, derin uykulara dalabilicek kadar kaygısız olabilmişsindir. Dalgalar durulmuştur, boğulmuyorsundur rüyalarında, kabusların bile bırakmıştır peşini. Uğultu sesleri de kafanı izler bırakar da olsa terkediyorsa artık sen olmuşsundur. Hatta hayatın ta kendisi olmuşsundur. Ve artık yaşamaktasın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



